Sağlık Kurulu Raporuna Adli Tıp Kurumu İtirazı ve İdare Mahkemesi Dava Rehberi (2026)

Suna Gün
Suna Gün📅 1 Ekim 2026
Sağlık Kurulu Raporuna Adli Tıp Kurumu İtirazı ve İdare Mahkemesi Dava Rehberi 2026

Engelli bireyler ve bakıma muhtaç yakınları için en yıpratıcı bürokratik engellerin başında, hastane sağlık kurullarının mevcut fonksiyon kayıplarını eksik puanlaması ya da günlük yaşam aktivitelerini bir başkasının yardımı olmaksızın sürdüremeyen ağır hastalara 'Tam Bağımlı' ibaresi yerine 'Kısmi Bağımlı' kararı vermesi gelmektedir. İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde yürütülen ilk itiraz ve ikinci yetkili hastane sevkinin ardından gidilen Bölge Hakem Hastanesi kararı idari teşkilat bakımından nihai kabul edilse de, Türk idare hukuku bu kararı yargı denetimi dışında tutmamıştır. Hakem hastanenin hatalı, eksik veya yönetmelik cetvellerine aykırı kararlarına karşı son ve en etkili hukuki sığınak, İdare Mahkemesi'nde açılacak iptal davası ve dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na sevk edilmesidir.

İçindekiler 14 Bölüm

Uygulamada pek çok vatandaşımız, Bölge Hakem Hastanesi'nin kaşelediği raporun üzerine 'karar kesindir' ibaresi vurulduğu için tüm haklarının tükendiğini zannetmekte ve evde bakım maaşından, engelli aylığından ya da ÖTV muafiyetinden mahrum kalmaktadır. Oysa idari işlemlerin kesinliği idare içi hiyerarşik itiraz yollarının tükendiğini ifade eder; Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır. 2026 yılı güncel yargılama usulleri, Adli Tıp Kurumu teşkilat yapısı, Danıştay yerleşik içtihatları ve geriye dönük maaş tahsilat mekanizmaları ışığında hazırlanan bu kapsamlı rehberde; hakem hastane raporuna karşı dava açma adımlarını, yürütmeyi durdurma mekanizmasını, geriye dönük faiz simülasyonunu ve resmi dava dilekçesi şablonunu bütün hukuki derinliğiyle ele alıyoruz.

Hakem Hastane Kararının Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetim Yolu

20 Şubat 2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) hükümlerine göre; ilk rapora itiraz edildiğinde kişi ikinci bir hastaneye sevk edilir. İki hastane kararı arasında uyuşmazlık çıkarsa dosya Bölge Hakem Hastanesi'ne gönderilir ve yönetmeliğin 12. maddesi hakem hastane kararının idari açıdan nihai ve bağlayıcı olduğunu hükme bağlar.

Burada yer alan 'nihailik' ibaresi, yalnızca Sağlık Bakanlığı'na bağlı idari basamakların son bulduğunu ifade eder. Bir idari işlemin kesinleşmesi, o işlemin hukuka ve tıbbi bilime mutlak uygun olduğu anlamına gelmez. Sağlık kurulu raporları; idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği, ilgilinin sosyal güvenlik, bakım ve vergi muafiyeti haklarını doğrudan kısıtlayan ya da yok eden icrai idari işlemlerdir.

Bu çerçevede, hakem hastanenin Erişkin Engellilik Cetveli'ndeki açık oranları uygulamaması, branş hekimlerinin konsültasyon notlarını dikkate almaması ya da felçli, demanslı ve ileri evre onkoloji hastasına hatalı biçimde 'Kısmi Bağımlı' raporu düzenlemesi açık bir yetki, şekil, sebep ve amaç sakatlığı teşkil eder. Bu sakatlığın giderilmesi için idari basamaklar tükenmiş olduğundan doğrudan genel görevli yargı mercii olan İdare Mahkemesi'ne başvurulur. Sürecin ilk idari aşamalarının nasıl işlediğini teyit etmek için Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz ve Hakem Hastane Rehberi sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İdare Mahkemesinde 60 Günlük Dava Süresi ve Yürütmeyi Durdurma Şartları

İdare Mahkemesi nezdinde açılacak rapor iptali ve hak sahipliğinin tespiti davalarında en kritik usul kuralı zamanaşımı ve hak düşürücü süredir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 7 uyarınca; idari davalarda genel dava açma süresi İdare Mahkemelerinde 60 gündür.

Bu 60 günlük sürenin başlangıç noktası son derece hayatidir:

  • Bölge Hakem Hastanesi tarafından düzenlenen kesin raporun vatandaşa imza karşılığı elden teslim edildiği tarih,
  • Raporun tebligat yoluyla ikamet adresine ulaştığı tarih,
  • Raporun Sağlık Bakanlığı e-Rapor modülü üzerinden turkiye.gov.tr (e-Devlet Kapısı) sistemine yüklendiği ve ilgilisi tarafından görüntülendiği tarihtir.

Bu 60 günlük hak düşürücü süre geçirildiği takdirde mahkeme davayı esasa girmeksizin süre aşımı yönünden reddeder. Bu süreyi kaçıran vatandaşlarımız için geriye kalan tek yol, mevcut rapor tarihinden itibaren en az 6 ay bekleyerek sağlık durumunda kötüleşme olduğuna dair uzman hekim epikrizleriyle sıfırdan sağlık kuruluna başvurmaktır.

Öte yandan, 2577 sayılı İYUK'un 27. maddesi uyarınca dava dilekçesinde mutlaka Yürütmeyi Durdurma (YD) talep edilmelidir. Yürütmeyi durdurma kararı verilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması şartları aranır. Ağır engelli bireyin bakım maaşının kesilmesi sebebiyle temel gıda, ilaç, bez ve medikal cihaz ihtiyaçlarını karşılayamaması Türk idare yargısında 'telafisi güç zarar' kavramının en somut örneği kabul edilmektedir.

İdari İtiraz ile Adli Tıp Yargı Süreci Karşılaştırma Matrisi

Aşağıdaki semantik karşılaştırma tablosunda İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde yürütülen idari itiraz aşaması ile İdare Mahkemesi ve Adli Tıp Kurumu yargısal süreci arasındaki tüm teknik, hukuki ve pratik farklar özetlenmiştir:

Değerlendirme Kriteriİdari İtiraz Süreci (Hakem Hastane)Yargısal Süreç (İdare Mahkemesi & Adli Tıp)
Başvuru Merciiİl Sağlık Müdürlüğü İtiraz KomisyonuNöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığı
Yasal Süre SınırıRapor tebliğinden itibaren 30 GünHakem kararından itibaren 60 Gün (İYUK Md. 7)
İncelemeyi Yapan KurulBölge Hakem Hastanesi Sağlık KuruluAdli Tıp Kurumu 3. Üst İhtisas Kurulu
Kararın Hukuki Gücüİdari olarak nihai (Dava açılabilir)Yargı kararına esas nihai bilirkişi raporu
Geriye Dönük Hak KazanımıBakanlık inisiyatifiyle kısıtlı fark ödemesiTüm kesilen aylıkların yasal faiziyle tam iadesi
Yürütmeyi Durdurma YetkisiYoktur (İşlem yürürlükte kalır)Mahkeme kararıyla maaş kesintisi durdurulabilir

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Maluliyet Değerlendirme Kriterleri

Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Adalet Bakanlığı'na bağlı resmi ve tarafsız en üst adli tıp uzmanlık kurumudur. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 16. maddesi uyarınca teşkilatlanan Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu; çalışma gücü kaybı, maluliyet dereceleri, meslekte kazanma gücü kaybı ve engellilik değerlendirmelerinde Türkiye'nin en yetkili nihai bilirkişi kuruludur.

Kurul bünyesinde; ortopedi ve travmatoloji, genel cerrahi, nöroloji, nöroşirürji (beyin ve sinir cerrahisi), göz hastalıkları, kulak burun boğaz, iç hastalıkları, göğüs hastalıkları, kardiyoloji ve fiziksel tıp ve rehabilitasyon profesör ve doçentleri yer almaktadır.

İdare Mahkemesi hakem hastane kararının iptali davasında dosyayı Adli Tıp Kurumu'na gönderdiğinde şu objektif usuller işletilir:

  • Dosya Üzerinden ve Fiziki Muayene: Kurul, hastanın ilk rapor aldığı tarihten itibaren çekilen tüm MR, BT, EMG, sintigrafi, ameliyat notları ve patoloji sonuçlarını inceler. Gerekli görürse hastayı İstanbul'daki Adli Tıp Kurumu Başkanlığı merkezine çağırarak bizzat kurul huzurunda fiziki muayeneye tabi tutar.
  • Fonksiyonel Bağımlılık İncelemesi: Sağlık kurullarının en büyük hatası olan 'laboratuvar verisine bakıp hastanın günlük yaşam aktivitelerini görmezden gelme' alışkanlığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nda sıkı bir denetime tabi tutulur. Bireyin tuvalet, banyo, beslenme, giyinme ve merdiven inip çıkma işlevlerini tek başına yapıp yapamadığı Barthel İndeksi ve Katz Skalası gibi uluslararası tıp standartlarıyla test edilir.
  • Balthazard Formülü Denetimi: Birden fazla branşı ilgilendiren hastalıklarda oranların formüle uygun birleştirilip birleştirilmediği bağımsız uzmanlarca sıfırdan hesaplanır. Doğru oran bileşimini kontrol etmek için Balthazard Formülü Hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Dava Aşamasında Kesilen Maaşların Geriye Dönük Yasal Faiz Simülasyonu

Bölge Hakem Hastanesi tarafından 'Kısmi Bağımlı' kararı verilmesiyle birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü hak sahibinin evde bakım maaşını derhal kesmektedir. İdare Mahkemesi ve Adli Tıp süreci ortalama 8 ila 14 ay arasında sürdüğünden, davanın kazanılması halinde hak sahibine ödenecek toplu tutar çok ciddi bir meblağa ulaşmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi ve Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca; hukuka aykırı idari işlem nedeniyle doğan tüm maddi zararlar idare tarafından yasal faiziyle birlikte tazmin edilmek zorundadır. Aşağıdaki finansal simülasyonda 2026 yılı parametreleriyle 10 ay boyunca maaşı haksız kesilen bir ailenin tahsil edeceği tutar hesaplanmıştır:

Dava ve Faiz Hesaplama Parametreleri:

  • Maaş Kesilme Tarihi: Ocak 2026
  • Mahkeme Kararı ve Adli Tıp Onay Tarihi: Ekim 2026 (Toplam 10 Ay)
  • 2026 Yılı Aylık Evde Bakım Ücreti: 13.878,00 TL
  • 10 Aylık Toplam Ana Para Alacağı: 10 × 13.878,00 TL = 138.780,00 TL
  • Yasal Temerrüt Faizi: 3095 sayılı Kanun gereğince her bir hakediş ayının ödeme günü olan 15'inden itibaren işletilen yasal faiz (~14.250,00 TL)
  • İdareden Tahsil Edilecek Toplam Tutar: 138.780,00 TL + 14.250,00 TL = 153.030,00 TL

Görüldüğü üzere, hakem hastane kararından sonra pes etmeyip İdare Mahkemesi ve Adli Tıp yolunu işleten vatandaşlarımız; hem raporlarını sürekli 'Tam Bağımlı' tescil ettirmekte hem de dava süresince ödenmeyen tüm maaşlarını yasal faiziyle toplu olarak tahsil edebilmektedir. Rapor yenileme süreçlerindeki maaş kesintisi kuralları hakkında ayrıntılı bilgiye Süreli Engelli Raporu Bittiğinde Maaş Kesilme Rehberi üzerinden ulaşabilirsiniz.

İdare Mahkemesi ve Adli Tıp Kurumu Sevk Yol Haritası

Hakem hastane kararının ardından yargı yolunu işletecek vatandaşlarımızın takip etmesi gereken 5 sıralı usul adımı şunlardır:

  1. Tebligat Tarihinin Belgelenmesi: Hakem hastane nihai kararının elden teslim tutanağı, tebligat mazbatası veya e-Devlet sistemine barkodlu düşme tarihi ekran görüntüsü alınarak dosyalanır. Bu tarihten itibaren 60 günlük hak düşürücü dava süresi başlar.
  2. Nöbetçi İdare Mahkemesinde Dava Açılması: İkamet edilen ildeki İdare Mahkemesi Başkanlığı'na (İdare Mahkemesi bulunmayan ilçelerde Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla) yürütmeyi durdurma talepli iptal davası harçları yatırılarak açılır. Maddi gücü bulunmayan vatandaşlar aynı dilekçede muhtarlıktan alacakları fakirlik belgesiyle 'Adli Yardım' talep ederek tüm harç ve mahkeme masraflarından muaf tutulabilirler.
  3. İdarenin Savunması ve Bilirkişi Ara Kararı: Mahkeme, davalı İl Sağlık Müdürlüğü ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne 30 günlük savunma süresi verir. Savunma geldikten sonra mahkeme ara kararı kurarak; hastanın tüm sağlık kurulu dosyalarının, epikrizlerinin ve grafi kayıtlarının celbine karar verir.
  4. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna Sevk: Mahkeme dosyayı fiziki ve dijital olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. Üst İhtisas Kurulu'na sevk eder. Kurul tıbbi evrakları inceler, gerekirse hastayı kurula davet eder ve Erişkin Engellilik Yönetmeliği hükümlerine göre bağımsız oran ve bağımlılık derecesini raporlar.
  5. Mahkemenin İptal Kararı ve İdareye İntikal: Adli Tıp Kurumu'nun 'Tam Bağımlı' veya 'Oran Artışı' yönündeki raporu mahkemeye ulaştığında, mahkeme hukuka aykırı hakem hastane işlemini iptal eder. Karar kesinleştikten sonra idare, engelliye yeni rapor tanzim etmek ve geriye dönük tüm maaş farklarını ödemek zorundadır.

İdare Mahkemesi Başkanlığına Yürütmeyi Durdurma Talepli Dava Dilekçesi Şablonu

Bölge Hakem Hastanesi raporunun iptali ve dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevki amacıyla yetkili İdare Mahkemesi Başkanlığı'na sunulacak resmi dava dilekçesi taslağı:

NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA
[Davanın Açılacağı Şehir Adı]

YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR.
ADLİ YARDIM TALEPLİDİR.

DAVACI (ENGELLİ / VASİ): [Adınız Soyadınız] - T.C. Kimlik No: [T.C. Numaranız]
ADRES: [Açık İkametgah Adresiniz]
VEKİLİ (VARSA): Av. [Avukatınızın Adı Soyadı]
DAVALI: [İlin Adı] Valiliği (İl Sağlık Müdürlüğü)
DAVA KONUSU İŞLEM: [Hakem Hastane Adı]'nın .../.../2026 tarihli ve [Rapor Numarası] sayılı Bölge Hakem Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile bu rapora istinaden tesis edilen ret işleminin iptali talebidir.
TEBLİĞ TARİHİ: ... / ... / 2026 (Yasal 60 Günlük Süre İçerisindedir)

AÇIKLAMALAR:

1. Şahsım / vesayetim altındaki engelli yakınım, uzun yıllardır [Hastalık Tanısı - Örn: Ağır Demans, İnme, İleri Evre Onkoloji vb.] rahatsızlıkları ile mücadele etmekte olup günlük yaşam aktivitelerini (özbakım, tuvalet, beslenme, transfer) bir başkasının sürekli bakım ve gözetimi olmaksızın idame ettirememektedir.

2. Alınan ilk rapora karşı yasal süresinde itiraz edilmiş; sevk edilen ikinci hastane ile ilk hastane arasındaki çelişki üzerine dosya davalı idarece [Hakem Hastane Adı]'na gönderilmiştir. Ancak hakem hastane sağlık kurulu, ekte sunduğumuz uzman hekim epikrizlerini, nörolojik tetkikleri ve fonksiyon kayıplarını Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik cetvellerine açıkça aykırı biçimde eksik değerlendirmiş; hastaya 'Tam Bağımlı' verilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak 'Kısmi Bağımlı' ibaresi tanzim etmiştir.

3. Bu hukuka aykırı hakem hastane raporu nedeniyle 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu Ek 7. Maddesi uyarınca bağlanan evde bakım yardımı Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından kesilmiş, engelli birey en temel insani ve medikal bakımından yoksun bırakılmıştır.

4. İdari basamaklar hakem hastane kararıyla kesinleştiğinden, çelişkinin ve tıbbi hatanın giderilmesi amacıyla dosyanın Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na sevk edilerek bağımsız ve bilimsel bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi zorunluluğu doğmuştur.

5. YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEBİ: İdari işlem açıkça mevzuata aykırı olduğu gibi, bakım maaşının kesilmesi sebebiyle engelli bireyin beslenme ve ilaç giderlerini karşılayamaması telafisi imkansız zararlar doğurmaktadır (İYUK Md. 27).

HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa Md. 10, 61, 125; 2577 Sayılı İYUK Md. 7, 27; 2828 Sayılı Kanun Ek Md. 7; 4 Sayılı CBK Md. 16; Engellilik Yönetmeliği ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: 1. Dava konusu hakem hastane raporu, 2. Üniversite ve devlet hastaneleri güncel epikrizleri, 3. İlaç kullanım raporları (SUT), 4. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu bilirkişi incelemesi, 5. Yemin, tanık ve her türlü yasal delil.

NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Hak kaybının önlenmesi amacıyla öncelikle davalı idarenin savunması beklenmeksizin YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA,
2. Dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na sevk edilerek engellilik oranı ve bağımlılık durumunun tespitine karar verilmesine,
3. Hukuka aykırı Bölge Hakem Hastanesi kararının ve buna bağlı ret işlemlerinin İPTALİNE,
4. Dava süresince ödenmeyen tüm evde bakım aylıklarının hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine,
5. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]

Davacı / Vekili: [Adınız Soyadınız]
İmza: .............................................

Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi Yerleşik İçtihatları

Türk idari yargısı, sağlık kurulu raporlarında bireyin hayatını doğrudan etkileyen kararların masa başında ve şekli gerekçelerle verilemeyeceğini istikrarlı biçimde içtihat etmiştir. Yüksek mahkemelerin yerleşik hukuki ilkeleri şu sacayaklarına dayanmaktadır:

  • Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu İlkesi: İdarelerin hakem hastane kararlarına dayanarak kesin işlem tesis etmesi yargı denetimini engelleyemez. İdare mahkemeleri, tıp alanındaki teknik ve çelişkili tespitleri gidermek üzere resmi adli bilirkişi olan Adli Tıp Kurumu'ndan rapor almak zorundadır. Adli Tıp incelemesi yaptırılmaksızın sadece hakem hastane raporuna dayanılarak davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
  • Bölge İdare Mahkemesi Emsal Görüşü: Engellilik oranının düşürülmesi veya 'Tam Bağımlı' ibaresinin kaldırılması durumunda idare, hastanın tıbben iyileştiğini somut klinik testler ve tetkiklerle ispatlamakla mükelleftir. Mevcut hastalık tablosu kötüleştiği halde hakem hastanenin önceki hak edilmiş oranları gerekçesiz biçimde düşürmesi sebebiyle tesis edilen işlemler hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ilkelerine aykırıdır.
  • Geriye Dönük Telafi İlkesi: Danıştay 10. Dairesi'nin yerleşik içtihatları gereğince; mahkeme kararıyla iptal edilen sağlık raporu başlangıçtan itibaren hükümsüz hale geleceğinden, engelli bireyin kesilen maaşlarının tamamı yoksun kalınan tarihlerden itibaren yasal faiziyle idareden tahsil edilir.

Sosyal haklarınızı korumak ve diğer resmi itiraz yollarını öğrenmek için Engelli Raporunda Tam Bağımlı İbaresi Olmazsa Ne Yapılmalı kılavuzumuzu da mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.

💬 Sıkça Sorulan Sorular

Okurlarımızın en çok merak ettiği sorular ve güncel mevzuat yanıtları:

Hakem hastane kararı kesinleştiğinde doğrudan Adli Tıp Kurumuna bireysel başvuru yapılabilir mi?

Hayır. Vatandaşlar Adli Tıp Kurumu 3. Üst İhtisas Kuruluna doğrudan şahsi dilekçeyle müracaat edemezler. Dosyanın Adli Tıp Kurumuna intikal edebilmesi için raporun tebliğinden itibaren 60 gün içinde yetkili İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması ve mahkemenin Adli Tıp Kurumunu resmi bilirkişi olarak görevlendirmesi zorunludur.

Sağlık kurulu raporu iptal davasında 60 günlük hak düşürücü süre ne zaman başlar?

60 günlük dava açma süresi, Bölge Hakem Hastanesi tarafından tanzim edilen nihai sağlık kurulu raporunun İl Sağlık Müdürlüğü veya hastane sekretaryası tarafından ilgilisine resmi olarak tebliğ edildiği ya da e-Devlet e-Rapor sisteminde barkodlu olarak görüntülendiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Dava süresince kesilen evde bakım maaşı dava kazanıldığında geriye dönük ödenir mi?

Evet. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca idari işlemin iptali, işlemi tesis edildiği tarihten itibaren tüm hukuki sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırır. İdare Mahkemesi Adli Tıp raporu doğrultusunda ret işlemini iptal ettiğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü davanın açıldığı tarihten itibaren ödenmeyen tüm evde bakım maaşlarını yasal faiziyle birlikte hak sahibine defaten ödemekle yükümlüdür.

Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporuna karşı mahkemede itiraz hakkı var mıdır?

Evet. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora karşı taraflar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca 2 hafta içinde gerekçeli itiraz dilekçesi sunabilir. Çelişki veya bariz tıbbi hata bulunması halinde dosya en üst merci olan Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna sevk edilir.

İdare Mahkemesinde rapor iptal davası açmak için avukat tutmak zorunlu mudur?

Türk hukuk sisteminde idari yargıda avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır; hak sahibi veya vasisi bizzat dava açabilir. Ancak usul kuralları, hak düşürücü süreler ve teknik tıbbi terimlerin yönetmelik cetvelleriyle karşılaştırılması uzmanlık gerektirdiğinden sosyal güvenlik ve idare hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alınması hak kaybını önler.

🔔
RESMİ TOPLULUKLARIMIZ

Maaş Yatış ve Hak Bildirimleri

81 ilin güncel maaş yatış takvimini anında telefonunuza bildirim olarak alın.

WhatsAppTelegram𝕏
Suna Gün
YAZAR:Suna GünEditör & Engelli Hakları Danışmanı

Evde bakım maaşı başvuru kılavuzları, itiraz dilekçe şablonları, e-Devlet sorgulama çözümleri, adres nakli ve sosyal destek programları alanında rehber içerikler üretir.

Okur Yorumları ve Sorular

0

Yorumlar ve yanıtlar yükleniyor...

Bir Soru veya Yorum Gönderin

Sorularınız uzman editörlerimiz tarafından incelenir ve onaylandıktan sonra resmi yanıtıyla birlikte sayfada yayına alınır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR